Son Yorumlar

Son Yazılar
Manyetik terapi 



 Manyetik terapi,manyetik alan gücünün organizmamıza iyileÅŸtirici etkisidir. Organizmadaki hücre ve dokuların biyomanyetik zarla çevrili olduÄŸu saptanmıştır. Bu zar organizmamızı çevremizde bulunan manyetik alanların zararlı etkilerinden korur. Dünyanın manyetik alanı gücünü kaybetmektedir. Bu süreç, uygarlığımızın olumsuz etkileri ve kentleÅŸmenin büyümesiyle daha da artar ve güçlenir. Bizler beton blokları arasında yaÅŸamaya çalışırız. SaÄŸlığımız için zararlı elektromanyetik faktörler ve dışavurumlar (televizyon, bilgisayar ve monitörler) organizmamıza olumsuz etki eder. Azalan manyetik alan gücü insan organizmasının normal iÅŸleyiÅŸini sekteye uÄŸratır. Bunun bir çok olumsuz etkisi olabilir. Zayıf organizmanın çeÅŸitli hastalıklara karşı direnci azalır. Bu da insan organizmasının daha çabuk hastalandığını ve kronik hastalıkların oluÅŸumuna eÄŸilimli olduÄŸunu gösterir. Düzgün bir ÅŸekilde çalışmayan organizma, hızla yıpranır ve yaÅŸlanır. Mıknatısların tedavi etkisi, bozulan manyetik alanların onarılması ve bunu tedavi süresince korunmasına dayalıdır. Manyetik alan, kan dolaşımına da olumlu etki eder. Manyetik alan tedavisi sayesinde, bedenimiz için hayati önemi olan maddelerin (vitaminler, mineraller, mikroelementler, proteinler) sindirimi ve zararlı maddelerin organizmadan atılması proseslerini hızlandırır.

   
Ayrıca Manyetik rezonans terapisi ilede modern ortopedide tekniÄŸin geniÅŸ bir uygulama yelpazesi olduÄŸunu düşünüyorlar. Yöntemin, ortopedinin ve kaza cerrahisinin tedavilerine ek olarak, tamamlayıcı bir terapatik teknik ÅŸeklinde uygulanması amaçlanmıştır. Terapi, eklem hastalıklarının ve özellikle kemik iltihaplarının, lif burkulmalarının, tendon rahatsızlıklarının ve spor yaralanmalarının tedavisinde etkilidir. Bunların dışında manyetik rezonans terapisi kemik erimesinin önlenmesinde ve tedavisinde ve kemiklerdeki metobalizma bozukluklarının giderilmesinde de olumlu etkiler göstermektedir.Tedavi, saÄŸlık uzmanları tarafından genellikle tamamlayıcı bir tedavi yöntemi olarak hareket sistemindeki acı veren dejenerasyonların ve patolojik modifikasyonların tedavisinde uygulanmaktadır. Manyetik rezonans terapisi uluslararası kliniklerde ve rehabilitasyon merkezlerinde kullanılmaktadır. Manyetik terapiyi açıklamak için kullanılan mevcut iki teori vardır. Teorilerden bir tanesi mıknatısların çok hafif bir elektrik akımı ürettiÄŸini iddia etmektedir. Mıknatıslar vücudun aÄŸrıyan bölgesine tatbik edildiÄŸinde, bu bölgedeki sinirler uyarılır, böylelikle vücudun doÄŸal aÄŸrı kesicileri açığa çıkmış olur. DiÄŸer teori ise mıknatıslar vücudun aÄŸrıyan bölgesine tatbik edildiÄŸinde, o bölgedeki tüm hücrelerin kan dolaşımını, iyon alışveriÅŸi ve bölgeye oksijen akışını artırmak üzere tepkimeye girdiÄŸini öne sürmektedir. Manyetik alanlar kan dolaşımındaki yüklü parçacıkları, kan akışını artırarak ve ısı meydana getirme yoluyla kendine çeker ya da iter. Dokularda ve kan akışında artan oksijenin iyileÅŸme hızında hatırı sayılır bir deÄŸiÅŸime neden olduÄŸu düşünülmektedir. Manyetik terapinin tarihi, kadim Mısır’a dek götürülebilir. Mıknatısların çok uzun zamandır kas aÄŸrısı ve sertliÄŸini iyileÅŸtirme gücü bulunduÄŸuna inanılmaktadır. Çinli ÅŸifacıların daha MÖ 200’lü yıllarda qi ya da enerjinin akışındaki saÄŸlıksız dengesizlikleri düzeltmek üzere mıknatıs taÅŸları kullandıkları söylenir. Sarı İmparator’un Dahili Tıp Kitabı (The Yellow Emperor’s Canon of Internal Medicine) olarak bilinen Çin tıp metni bu iÅŸlemden bahsetmektedir. Vedalar ya da Hindu kutsal kitapları da mıknatıs taÅŸlarıyla hastalıkların iyileÅŸtirildiÄŸinden söz eder. “Mıknatıs taşı” ya da yön taÅŸları kelimesi, bu taÅŸların mıknatıs olarak kullanılmasından kaynaklanmaktadır. “Mıknatıs” kelimesi muhtemelen Grekçe Magnes lithos ya da Yunanistan’da manyetik taÅŸlar bakımından zengin bir bölge olan “Magnesia’dan gelen taÅŸ” teriminden türemiÅŸtir. Grekçe bu kalıp daha sonraları Latince’de magneta halini almıştır. Sör William Gilbert’in 1600’lü yıllardaki bilimsel incelemesi, De Magnete, manyetizmanın doÄŸasını ve bunun statik elektriÄŸin çekim kuvvetinden nasıl ayrıldığını açıklama yönündeki ilk bilimsel giriÅŸim özelliÄŸi taşır. İddiaya göre Gilbert mıknatısları Kraliçe I. Elizabeth’in eklem aÄŸrılarını hafifletmek için kullanmıştır. Manyetik terapiye çaÄŸdaÅŸ Amerikan ilgisi ise 1990’larda, birkaç profesyonel golfçu ve futbolcunun, bu araçların rahatsız edici aÄŸrı ve yaralanmalarını tedavi ettiÄŸine dair edindikleri deneyimler ile baÅŸlamıştır. Yüzyıllar önce, dünya bugün olduÄŸundan çok daha güçlü manyetik bir alan tarafından çevrelenmiÅŸti. Geçen 155 yılda, bilim adamları manyetik alanın azalışını ve bunun insan saÄŸlığı üzerindeki etkilerini incelemektedir. Doktorlar, ilk kozmonot ve astronotların dünyanın manyetik alanının dışında, uzayda uzun bir süre kaldıklarında kemik kalsiyumunda kayıplar ve kas krampları yaÅŸadıklarını fark etmiÅŸlerdi. Bu keÅŸiften sonra, uzay kapsülleri içine yapay manyetik alanlar yerleÅŸtirilmiÅŸtir. Manyetik terapinin saÄŸladığı iddia edilen faydalardan bazıları şöyledir: • AÄŸrıyı hafifletmek • ÅžiÅŸkinliÄŸi azaltmak • Doku alkalinizasyonunu iyileÅŸtirmek • Daha huzurlu bir uyku • Doku oksijenlenmesini artırmak • Stresi azaltmak • Hücresel oksijen düzeylerini artırmak • Kan dolaşımını iyileÅŸtirmek • Anti-infektif aktivite Manyetik terapi aÄŸrıyı giderme konusunda alternatif bir yöntem olarak gün geçtikçe daha geniÅŸ bir kabul görmektedir. 1950’li yılların sonundan bu yana manyetik terapinin etkisini kanıtlayan yüzlerce çalışma ortaya konmuÅŸtur. 1997’de Teksas eyaletinin Houston ÅŸehrinde yer alan Baylor Tıp Fakültesi’nde bir grup doktor, hayatlarının erken döneminde çocuk felci geçiren 50 hastada manyetik terapi uygulamasını incelediler. Bu hastalarda, standart tedavilerin üstesinden gelmekte baÅŸarısız olduÄŸu kas ve eklem aÄŸrıları mevcuttu. Bu çalışmada, hastaların 29’unun sorunlu noktalarına mıknatıs bantlanırken, geri kalan 21’ine ise içinde mıknatıs olmayan cihazlar takıldı. Ne araÅŸtırmacılara ne de hastalara hangi tedaviyi (manyetik ya da manyetik olmayan) aldıkları söylenmemiÅŸti. Tıpkı plasebo içeren pek çok çalışmada olduÄŸu gibi, hastalardan bazıları manyetik olmayan tedaviye de cevap vermiÅŸtir ancak manyetik terapi uygulayan yüzde 75’i kendilerini çok daha iyi hissettiklerini belirtmiÅŸlerdir. New York, Valhalla’daki New York Tıp Fakültesi’nde yapılan bir baÅŸka çalışmada, bir nörolog ortadan ÅŸiddetliye doÄŸru yanma, sızlama veya ayaklarda uyuÅŸma ÅŸikâyeti olan, kadın ve erkeklerden oluÅŸmuÅŸ 19 kiÅŸilik bir grup üzerinde manyetik terapiyi test etmiÅŸti. Sorunlarına diyabet ya da alkolizm gibi diÄŸer durumlar neden olmaktaydı. Bu hasta grubu, iki aylık süre boyunca, banyo yaptıkları zaman dışında günde 24 saat çorap ya da ayakkabılarından birinin içine manyetik bir astar giymiÅŸlerdi. DiÄŸer çorap ya da ayakkabıları içine ise manyetik olmayan bir parça takmışlardı. Daha sonra iki ay boyunca manyetik astarı her iki ayaklarına da giydiler. Çalışma sonunda, diyabet hastalarının 9/10’u bir rahatlama yaÅŸadıklarını rapor ederken, diyabet olmayanlardan yalnızca üç tanesi rahatlama rapor etmiÅŸtir. Çalışmayı yürüten nörolog, bu çalışmanın diyabet hastaları için yapılacak manyetik terapi konusunda daha fazla çalışmanın kapısını açtığına inanmaktadır. Yakın gelecekte daha kapsamlı bir takip çalışması yapmayı planlamaktadır. 2000 yılında Virginia Üniversitesi’nde federal hükümet tarafından desteklenen bir çalışma baÅŸlamıştır. Bu çalışma manyetik yatak pedlerinin, kas aÄŸrı ve sertliklerini ve fibromiyaljiye baÄŸlı bitkinliÄŸi hafifletmede etkinliÄŸini deÄŸerlendirmiÅŸtir. Manyetik terapi aynı zamanda depresyon ve bipolar bozukluÄŸu olan hastaların tedavisi için de incelenmiÅŸtir. Tekrarlanan Transkarniyal Manyetik Uyarım adı verilen bir iÅŸlem bu hastalığın tedavisinde umut verici etkiler göstermiÅŸtir. Çalışmalardan birinde, depresyonu olan hastaların elektrokonvülsif tedavi görenlere göre daha düşük nüksetme oranlarına sahip olduÄŸu görülmüştür. Elektrokonvülsif terapiden farklı olarak, manyetik terapi kullanan hastalar inme, hafıza kaybı ya da yargı bozukluÄŸu gibi durumlardan mustarip olmamaktadır. Mıknatıslar ve beyin üzerine yapılan incelemelerdeki geliÅŸmeler devam etmektedir. 2002’de Güney Carolina Üniversitesi’nde depresyon tedavisi için transkarniyal manyetik uyarım (TMS) alan iki binden fazla hastada umut verici baÅŸlangıç sonuçları alınmıştır. TMS, beyne elektrokonvülsif terapiye göre daha az ÅŸok vermektedir. Bir baÅŸka çalışma ise temel titreme tedavisinde mıknatısların kullanılmasını test etmiÅŸtir. Tekrarlanan TMS kullanarak, araÅŸtırmacılar titremenin düzeltilebildiÄŸini ve hiçbir ters etkinin olmadığını fark etmiÅŸlerdir. Manyetik terapinin bu uygulamaları halen incelenmektedir ve henüz Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi tarafından henüz onaylanmamış da olsa, umut verici görünmektedir.

Post a Comment

Daha yeni Daha eski